ASSOCIATION OF PHARMACEUTICAL AND MEDICINAL CHEMISTRY
Founded on June 10, 1994
Honorary President :   Prof.Dr. Hayriye Amal

Home       Association          Members        EventsFarmeder          Links      Journals



Noyanalpan   |  Nebioğlu  |  Şahin   |  Ateş  |   Domaç  |  Turgut


Prof.Dr.Öznur Ateş*
İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğr.Üyesi

 
Sayın başkan, sayın meslektaşlarım,

Konuşmamın başlangıcında farmasötik kimya eğitiminin dününe kısaca bakmak ve bugün tarih olan bu geçmiş sayfalarında birlikte gezinerek hem hocaların hocalarına bir vefa borcu ödemek hem de nostalji yaşamak ve yaşatmak istiyorum. Ancak, bundan önce Türkiye’de eczacılık eğitiminin tarihçesine değinmeyi de yararlı görmekteyim.

Türkiye’de eczacılık eğitimi

Bilindiği gibi, eczacılık eğitimi 13. yüzyılın başlarında Avrupa’da hekimlikten ayrı bir mesleki eğitim olarak gelişmeye başlamış, ama 19.yüzyıla kadar bu eğitim Türkiye’ye girememiştir. Eldeki bulgular ancak padişah II. Mahmut zamanında 14 Mayıs 1839’da Galatasaray’da Mekteb-i  Tıbbiye-i Adliye-i Şahane ile birlikte bir de eczacılık sınıfının açıldığını ve böylece ülkemizde de eczacılık eğitiminin başladığını göstermektedir. Üç yıl süreli olan bu sınıfta fizik-kimya-botanik-galenik ve farmakoloji dersleri okutulmakta ve sadece askerî eczacı yetiştirilmektedir.

Daha sonra, 1867 yılında Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye-i Şahane’ye bağlı olarak, yine üç yıl süreli eğitim veren ve programında zorunlu staj bulunan sivil bir eczacı sınıfı da kurulmuş, 1909 yılında bu sınıf Eczacı Mektebi Âlisi, yani Eczacılık Yüksek Okulu adını almıştır. Bu okul 1933 Üniversite reformu ile İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’ne bağlanmış, 1938-1939 ders yılından itibaren eğitim süresi dört yıla çıkarılmış, 1944 de yeniden Tıp Fakültesi’ne dahil edilmiştir.

Eczacı Okulunda doktora yapan asistanlara “Eczacılık Bilimleri Doktoru” ünvanının verilmesi 1949 yılında çıkarılan “Eczacı Okulu Doktora Yönetmeliği” ile sağlanmıştır.
Eczacı Okulunun önce tıp, sonra fen, daha sonra gene tıp fakültelerine bağımlılığı nihayet fakülteye dönüşmek suretiyle sona ermiş ve 4 Kasım 1963 tarihinde Eczacı Okulu, İ. Ü. Eczacılık Fakültesi olarak öğrenime başlamıştır.

Farmasötik kimya dersleri

Ülkemizdeki eczacılık eğitimine kuş bakışı da olsa değindikten sonra şimdi bu eğitimin içindeki kimya derslerine bir göz attığımızda durum şöyledir: Eczacılık eğitimi Türkiye’de başladığı tarihten itibaren Kimya dersleri bu eğitimde önemli yerini almıştır. İlk zamanlar Farmasötik Kimya adının kullanılmadığını gördüğümüz bu dersler, Fransa’dan getirilen A. Kalya (A. Calleja) adlı Eczacı kökenli bir kimya öğretmeni tarafından verilmiştir. Bu öğretmenin ders notları daha sonra muavini Halepli Vasil Naum Efendi tarafından İlm-i Kimya-i  Gayriuzvi-i Tıbbi (Tıbbi Anorganik Kimya İlmi) adlı bir kitap halinde bastırılmıştır (1929). Kitabın adına bakıldığında Kalya’nın, derslerinde anorganik kimya konuları içinde tıbbi anorganik maddeleri yani anorganik ilaçları da verdiği söylenebilir. Bu tarihte Fransa’da öğrenim görmüş bir eczacı olan Della-Suda organik kimya derslerini vermektedir, ancak organik ilaç maddelerini işleyip işlemediği bilinmemektedir.

Farmasötik kimya dersleri ilk olarak, 1909 yılında kurulan Eczacı Mektebi Âli’sinin üçüncü sınıf programında kimya-i ispençiyari olarak yer almıştır. Bu dersler 1909-1931 yılları arasında Eczacı Ahmet Vefik Efendi (ULUÇAY) tarafından verilmiştir. İki ciltlik Kimya-i İspençiyari adlı bir kitabı da bulunan Ahmet Vefik Efendi, bu kitabının birinci cildini ilaç analizleri’ne, ikinci cildini ise organik kimyaya ayırmıştır.

1933 Üniversite reformu ile eczacılık eğitimi yeni bir kimlik kazanmış, bu arada İspençiyari Kimya Enstitüsü adı altında yeni bir enstitü kurulmuştur; Organik ve Anorganik Farmasötik Kimya, Kalitatif ve Kantitatif Analitik Kimya, Kimyasal Toksikoloji ve Gıda Kimyası dersleri bu enstitüde toplanmıştır. 1935 yılında bu Enstitünün başına Berlin Üniversitesi’nden farmasötik kimya doçenti Kurt Bodendorf getirilmiştir. Bodendorf’un Kısa İspençiyari Kimya Dersleri adlı bir kitabı Doç. vekili Hatice Yargucu tarafından Türkçe’ye çevrilmiş ve 1939’da basılmıştır. Ülkemizden 1939’da ayrılan Bodendorf’tan sonra Farmasötik Kimya Enstitüsü’nün başına 1940 yılında Fransa’dan Prof. Dr. Pierre Duquénois getirilmiş, o da farmasötik kimyadan başka, aynı enstitüde bulunan analitik kimya, toksikoloji ve gıda kimyası derslerini de vermiştir. Okulumuzun ilk doktorantları olan Hayriye Âmal ve Zehra Sezer’in doktora çalışmaları da Duquénois tarafından yönetilmiştir. 1945 yılında Duquénois’nın ülkesine dönmesinden sonra Farmasötik Kimya Enstitüsünün yönetimi Doç.Dr. Remziye Hisar’a verilmiş ve 1947 yılında farmasötik kimya ayrı bir birim haline dönüştürülmüş ve Doç.Dr. Hayriye Âmal bu birimin yönetimine getirilmiştir. O yıllarda Ecz. Adalet Kançal ve Ecz. Necla Dai Farmasötik Kimya asistanlarıdır.

Hocalarımız

Hepimizin hocası olan Prof.Dr. Hayriye Âmal 1936 yılında Fen Fakültesi Eczacı Mektebi7nden mezun olduktan sonra İspençiyari Kimya asistanlığına atanmış, 1942 yılında doktor, 1944 yılında doçent, 1950 yılında profesör olmuş ve emekli olduğu 1980 yılına kadar 19 elemana doktora yaptırmış, bunlardan dokuzu doçent, altısı profesör olmuştur. Dört adet ders kitabı yazan [Farmasötİk Kimya I, Anorganik Bileşikler ve Organomineraller; Farmasötik Kimya II, Organik Kısım (Alifatik ve Alisiklik Seri); Farmasötik Kimya III, Aromatik Seri İlaçlar ve Antibiyotikler] yurt içi ve yurt dışı dergilerde çok sayıda bilimsel makalesi yayınlanmış olan hocamız hem eğitimci, hem araştırıcı, hem de üstün nitelikleri olan bir insan olarak biz farmasötik kimyacılar için daima bir önder olmuştur. Ankara Eczacılık Fakültesi’nin kuruluş yıllarında rahmetli sevgili hocamız Doç. Dr. Semiha Tulus ve o yıllarda asistan olan sayın Prof. Dr. Esin Onat (Gürsu) ile birlikte farmasötik Kimya ders ve pratiklerini üstlenmiştir.
Prof. Dr. Hayriye Âmal’den sonra Farmasötik Kimya ailesinin ikinci duayeni olarak kabul edilen ve 1998 yılında emekli olan Prof.Dr. Nedime Ergenç hocamız 43 yıllık meslek hayatında farmasötik kimya eğitimi çıtasını çağdaş gelişmelere uyum sağlayarak daha da yukarılara yükseltmiştir. Bu süreç içerisinde bütün eczacılık fakültelerindeki öğrencilere (kendi üniversitesi dışında da özellikle Ege, Ankara , Hacettepe ve Marmara Üniversitelerinde bizzat eğitime katılarak) yazmış olduğu İlaçların Tanınması ve Kantitatif Tayini, Eczacılar İçin Organik Kimya, Farmasötik Kimya Ders Kitabı Cilt I (Medisinal Kimya) ve Türkiye’de Üretilen İlaç Etken Maddeleri kitapları ile ışık tutmuş ve herzaman için farmasötik kimya camiasında danışman, birleştirici ve uzlaştırıcı bir koordinatör olmuştur.

Farmasötik kimya eğitimine ışık tutan hocalarımıza kısaca değindikten sonra Türkiye’deki farmasötik kimya eğitimini gözden geçirelim.

Türkiye’de farmasötik kimya eğitimi

1970 li yıllara kadar farmasötik kimya derslerinde ilaç etken maddeleri kimyasal bir tasnif içinde ve temel bir organik kimya bilgisi ile birlikte verilirdi. Bütün ilaç etken maddelerini işlemenin olanaksızlığı nedeniyle genellikle yurdumuzda en çok kullanılan ve birkaç farmakopeye girmiş ilaç etken maddeleri seçilir ve bunların mümkün olduğunca en kolay ve ekonomik olan sentezleri, kimyasal özellikleri, miktar tayinleri ve kısa olarak kullanılışları anlatılırdı. Ders programlarında farmasötik kimya dersleri 2., 3., ve 4. sınıflarda yer alırdı. İlk laboratuar kitabı İlaçların Analizi ve Sentezler Hakkında İlk Bilgiler (1953) adlı kitap olup hocamız Prof. Dr. Hayriye Âmal ve Ecz. Haluk Dutipek tarafından çıkarılmıştır. İkinci laboratuar kitabı 1966 yılında o zaman Doçent olan Sayın Prof. Dr. Nedime Ergenç hocamız tarafından yazılmıştır. Bu kitabın önsözünde Sayın Prof.Dr. Hayriye Âmal hocamız şu tümceleri kullanmıştır:

“Farmasötik Kimya laboratuar uygulamalarının son senelerde kaydettiği gelişmeler neticesinde artık bundan 10-20 sene önce tatbik edilmekte olan metodların tatminkâr olmaktan çıktığı görülmektedir. Bu gelişmelere uygun olarak öğrencilerimizin pratik çalışmaları değişik bir yön almış ve bu durum pratik çalışmalara ışık tutacak olan bir kitaba ihtiyaç doğurmuştur. Bu ihtiyaca karşı Doç.Dr.Pharm. Nedime Ergenç tarafından hazırlanmış olan İlaçların Tanınması ve Kantitatif Tayini isimli kitap, öğrencilerimizin daha verimli ve daha anlayışlı çalışmalarını sağlayacağı gibi, meslek hayatına atılmış eczacılara da faydalı olacaktır.” 

Bu, daha sonraki yıllarda da yeni gelişmeleri yansıtan yeni kitapların çıkarılmasında geçerli bir önsöz olmuştur. İlk sentez pratikleri kitabı Organik Sentez Pratikleri adı ile 1966 yılında rahmetli Doç.Dr. Semiha Tulus tarafından yayımlanmıştır.
1970’li yılların ortalarında, farmasötik kimya derslerinde ilaç etken maddeleri kimyasal sınıflama yerine, dünyaca benimsendiği şekilde, farmakolojik sınıflama sistemiyle verilmeye başlandı. 1981-1982 öğretim yılında uygulanmaya başlayan Yüksek Öğretim Kanunu çerçeve yönetmeliği kapsamında eczacılık fakülteleri öğretim programlarında, eskiden 2. sınıfta okutulan anorganik farmasötik kimya dersleri kaldırıldı, onun yerine farmasötik kimya derslerine baz oluşturmak üzere organik kimya dersi konuldu. Anorganik ve organomineral yapıdaki ilaçlar büyük ölçüde azaltılarak bunlardan önemli olanlar 3. ve 4. sınıf müfredat programlarında işlenen ilgili farmakolojik sınıf içine sokuldu.

Multidisipliner bir bilim dalı olan farmasötik kimya, organik kimya, analitik kimya, biyokimya, toksikoloji, moleküler biyoloji, fizyoloji, farmakoloji, enzimoloji, tıbbi mikrobiyoloji gibi disiplinlerle olan yakın ilgisi nedeniyle bu dallardaki çığ gibi büyüyen bilgilere paralel olarak gelişmiş ve farklı bir boyut kazanmıştır. Bu boyut medisinal kimya boyutudur: İlaç aktivitelerine neden olan biyokimyasal olaylar ve esas prensipler giderek daha fazla açıklandıkça ilaçların etki yolları ayrıntılı olarak incelenmiş ve ilaç keşifleri de bu temellere dayandırılmıştır. Bu bağlamda, derslerimizde farmakolojik sınıflama içinde incelenen ilaçların etki mekanizmaları, yapı-etki ilişkileri, biyotransformasyonları verildikten sonra her sınıf içinde Türkiye’de kullanılan ilaçların generik adları, sentezleri, kimyasal özellikleri, kalitatif ve kantitatif analizleri, stereokimyaları esas alınarak tabloda belirtilen konular işlenmektedir.

Yaptığım incelemelerde 7 eczacılık fakültesinde uygulanan öğretim sistemlerinin birbirine benzer olduğunu ancak konuların farklı sömestrelerde işlendiğini saptadım.

 
Lisans eğitiminde işlenen konular
  • Farmasötik kimya ve medisinal kimya’nın tanımları ve tarihçesi
  • İlaçların fizikokimyasal özellikleri ile biyolojik aktiviteleri arasındaki ilişkiler
  • İlaçların biyolojik membranlardan geçişi
  • İlaçların kimyasal yapıları ile biyolojik aktiviteleri arasındaki ilişkiler
  • Reseptörler
  • İlaç-reseptör etkileşmeleri
  • Başlıca bağ tipleri
  • İzosterizm
  • İlaçların biyotransformasyonları
  • Prodrug
  • İlaç tasarımı
  • Genel anestezik ilaçlar
  • Lokal anestezik ilaçlar
  • Analjezik ilaçlar
  • Gut ilaçları
  • Sedatif ve hipnotik ilaçlar
  • Antiepileptik-antikonvulsan ilaçlar
  • Antiparkinson ilaçlar
  • Analeptikler
  • Psikoaktif ilaçlar
  • İskelet kaslarını gevşetici ilaçlar
  • Otonom sinir sistemi ilaçları
  • Kolinerjik ve antikolinerjik ilaçlar
  • Adrenerjik ve antiadrenerjik İlaçlar
  • Direkt etkili vazodilatör antihipertansif ilaçlar 
  • ACE inhibitörleri
  • Kalsiyum kanal blokerleri
  • Antianginal ilaçlar
  • Antihiperlipidemik ilaçlar
  • Antiaritmik ilaçlar
  • Diüretik ilaçlar
  • Diagnostik maddeler
  • Mide ve bağırsak sistemine etkili ilaçlar
  • Antihistaminikler
  • İnsulin ve oral antidiyabetikler
  • Steroidal hormonlar
  • Tiroid bezi hormonları
  • Antiseptik maddeler
  • Tüberkülostatikler
  • Leprostatikler
  • Sulfonamidler
  • Hücre duvarı sentezini inhibe eden antibakteriyeller
  • Beta-Laktam antibiyotikler
  • Penisilinler ve sefalosporinler
  • Bakteriyel ribozomal işlevler inhibitörleri
  • Tetrasiklinler ve kloramfenikol
  • Bakteriyel DNA jiraz inhibitörü antibakteriyeller
  • Kinolonlar grubu
  • Antiviral bileşikler
  • Antiparaziter İlaçlar
  • Antifungal (antimikotik) İlaçlar
  • Antineoplastik ilaçlar

Dünya üniversitelerinde lisans düzeyındeki eczacılık eğitimi ile eğitimimizin paralelliği, günümüz olanakları içinde, yabancı ders kitapları ve internet aracılığı ile sağlanmaktadır.
Pratik eğitime gelince, bizlerden kaynaklanmayan ve büyük ölçüde mekan, eleman, araç-gereç gibi olanaklara bağlı bulunan nedenler, öğrencilerimize pratik alanda tam anlamıyla çağdaş düzeyde bir eğitim vermediğimizi düşündürse de onlara Farmakopelere girmiş bazı ilaçların titrimetrik ve potansiyometrik analizlerini, bunların yanı sıra görünen alan ve ultraviyole alanda spektrofotometrik miktar tayinlerini, kalitatif sistematik analizle ilaçların yapılarını aydınlatmayı verme olanağı bulmaktayız. Bu işlemler için kimyasal ve spektroskopik yöntemler kullanılmakta, örneğin IR spektrumlarının bizzat öğrenciler tarafından alınması sağlanmakta, ayrıca analiz ettikleri maddelere ait NMR spektrumları verilerek yorum yapmaları istenmektedir. Organik sentez laboratuarlarında ise ilaç üretiminde kullanılacak belli başlı yöntemleri uygulayabilecekleri sentezler yaptırılmakta, ayrıca ilaç ham maddesi endüstrisinde çalışacaklara yönelik olarak temel bilgileri oluşturan kimyasal ve fiziksel işlemlerin (ünit prosesler ve ünit operasyonlar) laboratuar ölçeğinde uygulaması üzerinde özellikle durulmaktadır.



*Konuşma Sn.Prof.Dr. Ö.Ateş toplantıya katılamadıkları için Sn.Prof.Dr.Sumru Özkırımlı tarafından sunulmuştur.