ASSOCIATION
OF PHARMACEUTICAL AND MEDICINAL CHEMISTRY
Founded on
June 10, 1994
Honorary President : Prof.Dr. Hayriye
Amal
Home Association Members Events Farmeder Links Journals
|
Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğr. Üyesi |
| Böyle bir
tartışma ortamını yarattıkları için önce Sayın Bilgin’in şahsında dernek
üyelerine teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. Eğitime yönelik düşüncelerde
biraz evrensel boyutta, biraz genel anlamda birşeyler aktarmaya çalışacağım.
Konu başlığı yeni bir yüzyıla girerken farmasötik kimyayı irdelemek… ancak
yeni bir yüzyıla girmenin ötesinde üçüncü bin yıla giriyoruz. Anlamını
değişik açılardan irdelediğimizde insanı heyecanlandırıyor.
Üçüncü bin yıla girerken pek çok meslek, pek çok disiplin, pek çok olan mevcut durumunu yargılıyor ve geleceği planlamaya çalışıyor. Bunların içinde en vazgeçilmez olanı, en yaşamsal önemi taşıyanı eğitim, eğitim alanı, eğitim konusu. Dolayısıyla farmasötik kimyanın da kendi eğitimini sorgulaması, geleceğini tartışması ve mümkünse planlaması kaçınılmazdır. Bu tartışmaların çoğunun odağında değişim bulunuyor. Değişim
1960’ların sonu 1970’lerin başlarında, özellikle Ankara Üniversitesi ve o yıllardaki adıyla Anadolu Eczacılık Yüksek Okulu’nda ikinci sınıf öğrencisi olan gençler, daha bir çok şeyi anlamadan, çözemeden bir tabloyla ve sınavlarda bu tablodan çıkacak soruların kabusuyla yatıp kalkıyorlardı. Bu tablo, Sayın Michel Bertucat’ın farmasötik kimya ders notlarında yer alan arsenik tablosudur. Bu çerçevede değişim olacak, bu kaçınılmaz, nereye baksanız bu gözleniyor. Bir değişim yaşanacakken en doğrusunu yakalamak, planlamak ve en önemlisi geç kalmamak lazım. Benim genelde gördüğüm, dünya genelinde gördüğüm iki şey hedefleniyor. Birincisi niteliğin artırılması; ama bu yetmiyor, kuru kuruya bir nitelik hiç bir şey vermiyor. İkincisi verimliliğin artırılması. Verimliliğin artırılması lazım. Bütün dünyada verimliliğin artırılmasını hedefleyen planlamalar ve çalışmalar var. Sınırsız öğrenme Bu anlamda
UNESCO’nun bizim ülkemizi de hedefleyen sloganı “sınırsız öğrenme” dir.
Bu sloganda özellikle öğrenme ortamlarının geliştirilmesindeki stratejiler
ortaya konmaktadır. Ancak bunu sloganın içerik ve anlamını dikkate almaksızın,
sanki bir sınırsız serbesti ortamından söz ediliyormuş gibi algılayanlar
da var!..
Unesco’nun
sloganı bu anlamda, disiplinsiz bir ortamı değil, içi bilinçli olarak doldurulmuş
çağdaş bir yaklaşımı tanımlamaktadır . Slogan’ın içini dolduran öğeler
de şöyle sıralanmaktadır ;
Bu öğelerin hemen tümünün farmasötik kimya eğitimi için de bire-bir değerlendirilebileceğini düşünüyorum. Bu öğelerin her birini çok iyi irdelemek ve ele almak gerekmektedir. Geleceğe dönük planlamalar Ben bu verilerin çerçevesinde, yapılan uygulamalardan da esinlenerek, konuyu iki ana grupta aktarmaya ve toplamaya çalışıyorum. Çünkü gözlediklerim bu, derlediklerim bu. Geleceğe dönük bu anlamdaki planlamalarda; -ele alınacaklar
ve
Ele alınacaklar
arasında özellikle şimdi batıda re-engineering olarak adlandırılan eğitimin
içeriği, sorgulama, işlev analizi, hedefleri ve yeniden yapılanma olarak
kodlanabiliyor ve bizim de bunu yapmamız lazım.
UNESCO’nun
ana başlıklarında çoklu zeka kullanımını, yaratıcı düşünmenin oluşturulmasını,
eleştirel düşünmenin oluşturulmasını esas alan “problem bazlı eğitimin”
planlandığını görüyoruz. Bizim de bu konuyu kendi planlarımız arasına almamızda
sanıyorum büyük yarar var.
Düzenlemesi yapılacaklar arasında ilk planda ve daha geri planda yapılabilecekler var. Örneğin yönlendirilmiş eğitime ait düzenlemelere, aktif olarak konunun içinde bulunan Sayın Dekanlarımız ve belki meslek kuruluşunun başkanı olarak Sayın Domaç da değinecektir. Eczacılık
eğitimini geleceğe dönük planlamalar arasında beş yıllık eğitim hedef alınıyor
ve orada yönlenmiş eğitim hedefleniyor. Bizim de farmasötik kimya olarak
hem beş yıllık eğitime yönelik, hem yönlendirilmiş eğitime yönelik düzenlemelere
gitmemiz, ki bunların içinden biri, klinik eczacılık eğitimi bazı fakültelerimizde
başladı ve maalesef sıkıntı eğitimin başladığı fakültelerde yaşanıyor.
Farmasötik kimya burada yapay bir unsurmuş gibi gözleniyor. Oysa ben Sayın
Turgut’un. “farmasötik kimyanın her yerde, her zaman yeri var” sözleri
ile çok gurur duydum.
Meslek içi eğitime yönelik düzenlemeler ki buna da ömür boyu öğrenme de deniyor, çok önemli. Avrupa Birliği’nin 189’a AB 95 kararıyla, 1996 yılı “Avrupa hayat boyu öğrenme yılı” olarak ilan edildi. Birliğe girelim girmeyelim, bu tabi ki bizi de ilgilendiriyor. Bundan önce Eczacılar Birliği’nin, Eczacı Odaları’nın ve bazı fakültelerin münferit böyle düzenlemeleri oldu. düzenlemeleri oldu. Bu eğitimler düzenlendiği takdirde “bizim yerimiz nedir, ne olmalıdır?”. Bunu da düzenlememiz lazım. Bir de “distance
learning” var. Sayın Bilgin değindi açış konuşmasında. Artık dünya mutlaka
“bu mekan eğitime ayrılmış, bütün insanlar bu mekanın bulunduğu şehirde
olacak, bu mekanda eğitim alacak” diyeyek konumda değil. Eğitim kilometrelerce
uzaktaki insanlara da aktarılabiliyor. Bizde de özellikle meslek içi eğitim
açısından bu başlatılabilir. Eczacılık alanında pratik uygulamalar olduğu
için biraz zor ama sosyal alanlarda bu rahatlıkla olabiliyor. Nitekim Eskişehir
Üniversitesi yapıyor uzunca bir süredir. Biz de meslek içi eğitimi en azından
uzak mesafedeki meslektaşlarımıza ulaştıracak şekilde, farmasötik kimya
açısından planlamalıyız. “Böyle bir şeyin gereği ortaya çıktığında, biz
hazır olarak bu eğitimin içine girmeliyiz” diye düşünüyorum.
Akreditasyona
yönelik düzenlemeler, eğitim-öğretim programının akreditasyonu, hocaların
akreditasyonu da var. Önce eğitim-öğretim programının akreditasyonu, kalite
denetimi, kalitenin değerlendirilmesi, kalite yönetimi olarak bunu da
komponentlere ayırıyorlar. Biz de tabi orada gene sloganla bağlantılı olarak
dinamik, yerel ve küresel bilgi sistemlerine ulaşma, bilgiyi yapılandırma
olarak slogandan bazı başlıkları buraya aktarabiliyoruz, görebiliyoruz.
Tabi bir de eğiticilerin eğitimi var. Bundan sonra söylendiğine göre Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne yardımcı doçentlik, doçentlik, vesaire bir aşama yapıldığında, kişinin eğitici eğitimini aldığını, eğitici formasyonu kazandığını belgelemesi istenecektir. Bana göre gerçekten çok önemli, ilkokul öğretmeninden isteniyor ama üniversite öğretim üyesinden böyle bir şey istenmiyor. Bunun da mutlaka bir gün kaçınılmaz olarak gündeme geleceğini düşünerek biz farmasötik kimyacılar açısından bu konuda eğitim fakülteleriyle görüşüp, belki küçük work-shop’lar organize etmemiz gerekir. Değerli
meslektaşlarım, bütün bunların sonunda bir şey söylemek istiyorum. Bu işler
mutlaka kaçınılmaz olarak tartışılacak. Gelecek üç bin yıl, disiplinler
arasında startı 1900’lerin sonlarında verilen büyük bir değişim yarışına
sahne olacaktır. Ben umarım ki, dilerim ki ve eminim ki farmasötik kimya
diğerlerinin önünde olacaktır bu yarışta. Çok teşekkür ediyorum.
|