|
International
Symposium on Medicinal Chemistry XIX
Türkiye'de
Yapılacak
Geçtiğimiz
iki yılın en önemli çalışma konularından biri, European Federation
for Medicinal Chemistry (EFMC) tarafından iki yılda bir düzenlenen
International Symposium on Medicinal Chemistry (ISMC) toplantılarından
birini Türkiye'de yapma olanağını sağlamaktı. Bu amaçla Yönetim
Kurulumuzdan iki üye, Fakültelerimizden birer temsilcinin katılması
ile bir çalışma grubu (ISMC Komitesi) oluşturulmuştu. Bu grubun yoğun
çalışmaları sonucu, 18.Eylül.2000 tarihinde Bologna'da yapılan EFMC
MC toplantısında, 2005 yılında yapılacak
ISMC XIX'a bizim ev sahipliği yapmamız kararlaştırıldı. Kongre
İstanbul'da olacak. Kongrenin organizasyon komitesi başkanlığını
Prof.Dr.Fethi Şahin yapacak.
Basit
ve art niyetsiz bir düşünce ile Türkiye, pekçok ülkenin insanı için
görülmeye
değer, çekici, bilim adamlarının bir bilimsel toplantıda biraraya
gelmekten memnun kalacakları bir ülke olarak kabul edilebilir. Binlerce
yıl boyunca gelip geçmiş uygarlıkların bıraktıkları izler,
birbirine kaynaşmış kültürler ve folklorik özellikler, güzel bir
iklim ve herşeye rağmen hala bozulmamış, hala büyüleyici doğal güzellikler...Biz
çağıracağız; insanlar koşarak gelecekler!
Ancak
olay bu basit, fakat doğru düşünce tarzına uygun olarak gelişmedi,
geliştirilmedi. Bu nedenle hikayeyi kısaca özetleyelim.
Gündemde
2004 yılında yapılacak, ISMC XVIII'in yerinin belirlenmesi vardı; son
başvuru tarihi 1999 sonu idi, karar Eylül.2000'de Bologna'da
verilecekti.
-
Bizden
önceki yönetim döneminde Federasyonun o zamanki ikinci başkanı ve
genel sekreterine iki ayrı yazı ile kongreye "talip olduğumuz"
bildirilmişti. Bizden başka bir de İsveç-Danimarka ortak başvurusu
varmış.
-
Bize
"resmi başvurunuz yok" dediler. Bir resmi başvuru
yazısı hazırladık; bu yazımızda Türkiye'nin olanaklarını dile
getirdik ve EFMC'nin kongre düzenleyicilerden istedigi hususları
yerine getireceğimiz -ayrıntıları da içerecek şekilde- taahhüt
ettik. Kongreyi Antalya veya İstanbul'da yapacağımızı bildirdik.
-
"Başvurunuzda
kongrenin bütçesinden bahsetmemişsiniz" dediler. Bir büyük
dosya hazırladık. Dosyada hem Antalya, hem de İstanbul için kullanılacak
salonların yeri ve isimlerini, kalınacak otellerin gecelik ücretlerini,
yemek ücretlerini, salonlara ne kadar, tepegöz için ne kadar,
videovision için ne kadar
-
kira
ödeyeceğimizi, katılımcılardan ne kadar ücret talep edeceğimizi,
bu işten bizim ne kadar kar edeceğimizi, EFMC'e ne kadar pay vereceğimizi
gösterdik.
-
Cevap
geldi. "Çok güzel hazırlanmışsınız, biz yönetim kurulu
olarak karar vermeyeceğiz, kararı genel kurulu (Bologna'da yapılacak
toplantıya) bırakacağız". Sevindik.
-
Bir
süre sonra bir yazı daha geldi; deniliyordu ki "İsveç-Danimarka
ortak başvurusunda bilimsel ağırlık daha olduğu için yönetim
kurulumuz Bologna'da bu projeyi destekleyecektir", "bundan
sonraki kongre için de Macaristan aday" ,"siz bir
kongre yapmayı hala istiyorsanız tekrar başvurabilirsiniz".
-
Bu
yazıları yazanlara gerekenleri yazdık; kararın onlara değil,
Bologna'da toplanacak olanlara ait olduğunu, başvurumuzu orada
savunacağımızı bildirdik.
-
Genel
kurulun bütün üyelerine konuyu aktarıp, desteklerini istedik; yapılacak
yönetim kurulu seçimlerinde işbirliği yaparken, bu konuyu koz
olarak kullandık. Yeni bir dosya hazırlayıp bu dosyayı ve Türkiye
ile ilgili CD leri genel kurul üyelerine dağıttık.
Bologna'ya iki arkadaşımızı gönderdik; birebir görüşmelerle ve
genel kurulda daha önce gündeme aldırdığımız tanıtma konuşması
ile talebimizi dile getirdik, savunduk.
-
İsveç-Danimarka,
derneklerinde reorganizasyona gidileceğini, 2004'ten başka
zaman kongre yapamayacaklarını, bunun onlar için son fırsat olduğunu
dile getirdiler...Biz de onlara 2004 için "evet" dedik.
Ancak kongre tek yıllara alındı ve 2005 yılında yapılacak kongre
Türkiye'ye verildi.
Basit
bir düşünce ile doğru olan sonuç, doğru olan karar niçin bu kadar
uzadı, karmaşık hale geldi... Niçin dostlarımızın İstanbul'un büyüleyiciliğine
koşmaları engellenmeye çalışıldı?...
Saçma
bir iktidar hırsından.
Öğrendik
ki "Türkiye'de asayiş yok" demişler, "insan hakları"
demişler. Öğrendimk ki " bir İsveç-Danimarka başvurusu
yokmuş", biz başvurduğumuzda;genel sekreter onlara yazıp,
"başvuruda bulunmalarını" istemiş. Bilimsel ağırlıklı
denilen başvuru "faksla iletilmiş bir sayfa kağıt" dan
ibaretmiş. Ya Federasyonun kurallarına göre 2006'nın adayının
2002'de belirlenmesi gerekirken, Macaristan'ın bir sonraki kongre için
aday gösterilme rezaletine ne demeli...
Federasyonun
kurallarına göre herhangi bir ülke kongre düzenlemesi kararlaştırıldığında,
kongrenin organizasyon komitesi başkanı iki yıl için Federasyonun yönetim
kuruluna üye olmakta. Yönetim kuruluna üye olarak girdikten sonra başkanlık,
ikinci başkanlık yolları da açılıyor. Nitekim şimdiki ikinci başkan
2002 yılında yapılacak kongrenin organizasyon komitesi başkanı.
İktidar
hırsı demiştik; istediğimiz birisi Federasyon başkanı olacak,
birilerine kongre yapma görevini vererek, o birilerini yönetim kurulu üyesi
yapacağız, onlar da bizi destekleyip, bugünkü konumumuzda
koruyacaklar...Bu hesaplar Türkiye'de veya az gelişmiş bir doğu ülkesinde
yapılmıyor, çok gelişmiş, medeni Avrupa'nın göbeğinde yapılıyor.
Çok
şükür ki Bologna'da yapılan seçimlerle bu hırs Federasyondan uzaklaştırıldı.
Mutluyuz; uluslararası medisinal kimya toplumunun aklı başında
temsilcileri, doğru olana karar verdiler.
2005
Yılında, İstanbul'da, sevdiklerimizle, saydıklarımızla,
unutulmayacak güzellikte bir bilimsel toplantı yaşamak dileği
ile.
Resimleri
büyütmek için tıklayınız
Ý
İçindekilere
|